Yılbaşı Noel pazarları dosyasını açıyoruz.
Öncelikle gittiğimiz şehirlerden kısaca bahsedeceğiz, daha sonra Noel pazarları dosyasına girip konaklama, ulaşım, yemek yeme ve bu Noel pazarlarını gezerken dikkat etmeniz gerekenleri yazacağız. İyi okumalar!

BASEL,
Öncelikle konakladığımız Basel’den başlayalım. İsviçre’nin iş merkezi diyebiliriz. Çoğu büyük ilaç firması ve birçok dünyaca ünlü şirketin merkezi Basel’de. Avrupa’nın tam ortasında, küçük bir şehir. Bizim en yakın arkadaşımız da buradaki merkez ofise transfer oldu; biz de onu görmek için sürekli buraya geliyoruz.
Hava güzelken tatlış bir yer ama özel olarak Basel’e gelinir mi? Bence gelinmez. Şehrin tam merkezi bir yerde bulunmasından dolayı buradan her yere tren var. Tam bir bağlantı ve aktarma noktası diyebiliriz. Ayrıca arabayla sabah Fransa’ya gidip baguette ekmek alıp eve dönebiliyorsunuz. Öyle bir lokasyon! Toplamda bizce şehri gezmek için 1-2 gün yeterli. Basel’in Noel pazarı da kendi gibi mütevazı.

Fransa’nın en güzel şehirlerinden biri. Nehir kenarı, ara sokakları, içindeki eski şehir gerçekten çok güzel. Sadece Noel pazarları değil, aynı zamanda şehir olarak da ayrıca gezilir. Alışveriş için de bir sürü yer var. Galeries Lafayette’den tutun Uniqlo’ya, Dr. Martens’e kadar birçok marka ve alışveriş merkezini bulabilirsiniz. Ayrıca Fransa’da tax-free yapma şansınız da var.
Noel pazarlarına gelirsek, Basel’den çok daha büyük bir Noel pazarı var. Hem şehrin en büyük kilisesinin önünde hem de eski şehrin içinde küçük küçük Noel dükkanları bulabilirsiniz.
İpek yorumu: Buradaki Galeries Lafayette’den beklentinizi düşük tutun, büyük bir Boyner mağazası gibi düşünebilirsiniz. Paris’tekiyle karşılaştırılamaz.
Tam bir Noel şehri. Fransızlar gerçekten bu minik şehirleri nasıl dönüştüreceklerini iyi biliyorlar. Colmar’a geldiğiniz an zaten o büyülü dünyanın içine giriyorsunuz. Şehrin ortasında lunapark var, Noel pazarı dev. Gez gez bitmiyor. Her sokak başka küçük bir pazara açılıyor. Kendinizi insan seline bırakın ve o sırada etrafa bakın 🙂 Ayrıca Colmar’a hava karardıktan sonra gitmek çok önemli çünkü tüm Noel alanlarını ışıklarla kaplamışlar; tüm o tatlış köy bir şölene dönmüş. Sağın solun ışık, süs, oyuncak… Her yeri ama her yeri süslemişler. Noel alışverişine ve süslerine doyuyorsunuz diyebiliriz.
Biz ilk gittiğimizde biraz geç gittiğimiz için saat 20:00’de tüm pazarın kepenkleri kapandı; o yüzden ertesi gün yine gittik. Bu konunun “dikkat etmeniz gerekenler” kısmında tekrar altını çizeceğiz.

Burası da Colmar’dan biraz ileride yol üstünde küçük bir Fransız köyü. Colmar’la aralarında 20dk mesafe var. Colmar’daki gibi evler, dükkanlar, ışıklandırma ve süsler var. Tatlış ve minicik bir köy. Otopark falan yok; her yer şarap bağları. Yollara ve bağları birbirinden ayıran mini patikalara park ediyorsunuz ve yürüyorsunuz. “Aaaa Avrupalılar yol kenarına mı park edermiş?” diye şaşırıp kendinizi Türkiye’de hissedip kalbiniz sıcacık oluyor 🙂
Toplam 2-3 saat yeter bizce buraya. Ünlü bir yılbaşı süsleri satan mağazası var. Kapısındaki sıradan direk anlayacaksınız hangisi olduğunu. Girdikten sonra “Ben sıkıldım, çıkacağım” diyemiyorsunuz; belli bir düzen ve sıra içinde içeriyi sonuna kadar gezip artık gözünüz yılbaşı süsünden akana kadar bitirmek durumundasınız.
Önce bir gaza gelip süslerden alıp, kasaya doğru “Ne gerek var, değer mi bu kadar paraya?” deyip hepsini etrafa bıraktık mı? Evet hahaha 🙂
Biz yukarıda da yazdığımız gibi Basel’de arkadaşımızda kaldık. Her gün Noel pazarlarına arabayla gidip arabayla döndük.
Basel’den Colmar arabayla 45 dakika – 1 saat arası sürüyor. Yolda hız limiti olduğu için tabii, yoksa 30 dakikada da gidilir 🙂 Strasbourg biraz daha uzak; Basel – Strasbourg 1,5 saat sürdü. Riquewihr ise Colmar’a yakın bir yerde.
Basel’de araba kiralanmayacaksa, trenle de bu bölgelere gidilebilir. Süre olarak arabadan pek bir farkı yokmuş. Ayrıca tren olayı çok rahat. Arabayı nereye park edeceğim derdi de olmaz. Çünkü park yeri çılgınlığı var. Büyük otoparkları arayıp boş olana park etmeye çalışmak da bir çaba ve süre, özellikle Colmar ve Strasbourg’da. Riquewihr’de ise yollara, şarap bağlarının yanlarına park edip 15-20 dakika yürüyorsunuz.
Basel’de konaklanacaksa Mövenpick Hotel, tren istasyonunun dibi ve konfor açısından iyi bir otel olduğu söylendi. Basel yerine Strasbourg’da konaklamak da mantıklı olabilir çünkü Strasbourg her yere daha yakın. Strasbourg’da bir sürü otel var; koskoca şehir zaten.
Gereksiz bilgi: Basel’de marketteki meyve ve sebzeler çok lezzetli. Arkadaşımızın evinde yaptığımız her kahvaltı adeta bir zevk cümbüşü gibiydi. Portakal, nar, tüm yeşillikler ve özellikle olgunlaşmış avokado hepsi muhteşem lezzetlerdi. Bu bilgiyle ne yapalım derseniz, kaldığınız yerde market alışverişi yapıp odada kahvaltı edin. Buna değer diyeceksiniz. Zaten hiçbir yerde daha iyi bir kahvaltı yapma şansınız maalesef yok.
Şimdi, birinci seçenek: Noel pazarlarında ayakta yiyebileceğiniz, seyyar satılan yiyecekler. Bunlar dört Noel pazarında da hep aynıydı:
Bunlara zaten 1-2 gün içinde doyuyorsunuz. Hem havanın soğukluğundan hem de ayakta yemek yemenin zorluğundan insan gibi bir restoranda oturmak istiyorsunuz.
İkinci seçenek: Restoranlar. Ancak mutlaka ama mutlaka rezervasyon yaptırın! Özellikle Colmar’da birçok restoran var ve maalesef biz bu konuyu atladığımız için hiçbirine oturamadık. Kapılarından bakıp, “Ne güzel insanlar montsuz yemek yiyorlar” diye hayıflandık. Bir de eğer yiyebilirseniz o bölgenin meşhur bir yemeği var: Tarte Flambée. Pizza ve lahmacun arasında bir yerde; incecik, kenarları çıtır bir yiyecek. Restoran olarak önerimiz: Version Originale 68. Biz buraya rezervasyonsuz dış masalarda oturmayı kabul edip gittik ve mutlu ayrıldık. Montlarımızla yedik ama en azından popomuz sandalye gördü 🙂
İçecek olarak zaten sıcak şarap ve sıcak çikolataya doyuyorsunuz. İstanbul’da badem sütü dışında süt içmeyen biz, Noel pazarlarında süt içinde yüzdük 🙂 Her üşüdüğümüzde bunlara sarıldık. Gerçekten işe yarıyor.
-
İzdiham: Her yer sıkış tıkış. Eğer bebek arabasıyla gelinecekse mutlaka bu konu düşünülmeli. Ana kucağı veya rahat bir araba almak gerekir. Bizde bebek yoktu ama minik bir köpek olan Toffee vardı. Onunla bile çoğu zaman zorlandık. İnsanların tekmelerine maruz kaldı ve kucakta taşımak durumunda kaldık minnoşu.
-
Soğuk: Biz gittiğimizde hava gündüz tamamen güneşliydi ama güneş gittiği an gerçekten üşüyorduk. Türkiye’den cep sobaları getirmiştik, ellerimiz hep sıcacık kaldı. Bu seçenek düşünülsün. (Cep sobası: 2-3 saat boyunca sıcak kalan mini torbalar. İnternete “cep sobası” yazınca çıkıyor.)
-
Noel pazarlarının kapanış saati: Arkadaşlar, saat 20:00’de tüm Noel pazarları kapanıyor. Normalde servis açısından aşırı yavaş olan bu halk, nasıl oluyor da 1 dakika içinde kepenklerini kapatıp ortamı terk ediyor anlamadık. O yüzden mutlaka saatinizi ona göre ayarlayın. 20:00 sonrası restoranlar dışında pazarlarda in cin top oynuyor.
Aklımıza gelen her şeyi yazmaya çalıştık. Çok fazla detaya girmeyip kısaca özet olsun istedik. Umarız atladığımız bir nokta olmamıştır 🙂
Tatilden dönerken yılbaşı süslerine ve ışıklarına doymuş bir şekilde dönmüş olacaksınız.
Etiketlendi Basel, blog, Christmas market, colmar, Fransa, İsviçre, Noel pazarı, rehber, riquewihr, Seyahat, strasbourg, yılbaşı pazarları